Araba sahibi olan hemen herkesin aklından en az bir kez şu soru geçer: “Kasko yaptırmalı mıyım, yoksa gereksiz masraf mı?”
Özellikle her yıl poliçe yenileme zamanı geldiğinde bu soru daha da büyür. Kimi insanlar kaskoyu “lüks” olarak görür, kimileri ise olmazsa olmaz kabul eder. Gerçekte ise cevap, kişinin aracına, kullanım alışkanlıklarına ve risk algısına göre değişir.
Bu yazıda kaskoyla ilgili kafa karıştıran detayları değil, günlük hayatta gerçekten merak edilen soruların cevaplarını bulacaksın.
Kasko sigortası nedir?
Kasko, aracını kendi isteğin dışında gelişen beklenmedik durumlara karşı güvence altına alan isteğe bağlı bir sigorta türüdür.
Trafik sigortasından farklı olarak zorunlu değildir; ancak sunduğu koruma düşünüldüğünde birçok araç sahibi için önemli bir güvence oluşturur.
En temel fark şudur: Trafik sigortası karşı tarafın zararlarını karşılar, kasko ise doğrudan senin aracında oluşan hasarları kapsar. Bu nedenle kasko, aracın için adeta kişisel bir koruma kalkanı gibi düşünülebilir.
Örneğin park halindeki aracına başka bir araç çarpıp kaçtığında, dolu, sel veya fırtına gibi doğal afetler sonucu hasar oluştuğunda, aracın çalındığında ya da hatalı olduğun bir kazada aracında ciddi zarar meydana geldiğinde kasko devreye girer. Böyle durumlarda ortaya çıkabilecek yüksek onarım masraflarının büyük bir kısmı poliçe kapsamında karşılanır.
Bu yönüyle kasko, yalnızca bir sigorta değil, aynı zamanda beklenmedik giderlere karşı bütçeni koruyan önemli bir finansal güvence sunar.
Kasko yaptırmazsam ne olur?
Kasko yaptırmadığında hukuki olarak bir sorun yaşamazsın. Ancak olası bir hasarda tüm masrafı cebinden karşılaman gerekir. Ve bu masraflar çoğu zaman insanların tahmin ettiğinden çok daha yüksek olur.
Basit bir tampon değişimi bile günümüzde binlerce liraya ulaşabiliyor. Far, kaporta, sensörler, kamera sistemleri derken küçük bir kaza bile ciddi faturalara dönüşebiliyor.
İnsanlar genelde şöyle düşünüyor: “Zaten dikkatli kullanıyorum, bana bir şey olmaz.”
Ama işin gerçeği şu: Trafikte risk sadece senin sürüşüne bağlı değil. Başkasının hatası, park halindeki bir darbe, dolu yağışı, sel, hatta hırsızlık gibi durumlar tamamen senin kontrolün dışında gerçekleşebilir.
Kasko hangi durumlarda hayat kurtarır?
Kasko en çok beklenmeyen anlarda değerini gösterir. Park halindeki aracın gece çizildiğinde, bir sabah camı kırılmış şekilde bulunduğunda, dolu yağışı sonrası göçüklerle karşılaştığında ya da dar bir sokakta sürtme yaşadığında değerini anlarız.
Bu tarz durumlarda “Keşke kaskom olsaydı” cümlesi çok sık kurulur.
Özellikle yeni araç sahipleri, değeri yüksek araç kullananlar veya aracı günlük yoğun trafikte aktif kullananlar için kasko adeta finansal bir güvence gibidir. Çünkü hasarın büyüklüğü ne olursa olsun, mali yükün önemli bir kısmı sigorta tarafından karşılanır.
Kasko her araç için mantıklı mı?
Günümüzde kasko artık sadece lüks araçlar için değil, neredeyse tüm araç sahipleri için önemli bir güvence haline geldi. Yedek parça ve onarım maliyetlerinin artması, küçük hasarların bile ciddi masraflara yol açmasına neden oluyor.
Yeni ve değeri yüksek araçlarda kaskonun önemi daha açıktır. Ancak orta segment araçlarda bile far, tampon veya elektronik parça gibi basit görünen onarımlar beklenenden pahalı olabilir. Günlük trafikte aktif kullanılan araçlar da daha fazla risk altındadır.
Bu nedenle kasko, birçok sürücü için bir gider kalemi değil, beklenmedik masraflara karşı mantıklı bir finansal koruma olarak öne çıkar.
Kasko fiyatları neden bu kadar değişiyor?
Kasko fiyatları kişiye ve araca göre değişir çünkü risk analizi yapılır. Aracın modeli, bulunduğu şehir, sürücünün geçmiş hasar kaydı, aracın kullanım şekli gibi birçok faktör fiyatı etkiler.
Bu yüzden iki farklı kişi aynı araç için bile farklı fiyatlar görebilir. Ayrıca poliçenin kapsamı da önemlidir. Geniş kapsamlı bir kasko ile dar kapsamlı bir kasko arasında ciddi fiyat farkı olabilir.
Burada önemli olan en ucuz kaskoyu bulmak değil, ihtiyaçlarına uygun teminatları içeren kaskoyu seçmektir. Çünkü ucuz olsun diye çok dar kapsamlı bir poliçe almak, hasar anında hayal kırıklığı yaratabilir.
Kasko yaptırmak mı, birikim yapmak mı daha mantıklı?
Bazı kişiler şöyle düşünür:
“Kaskoya her yıl para vermek yerine, o parayı kenara koysam daha mantıklı değil mi?”
Bu düşünce mantıklı gibi görünse de pratikte çoğu zaman işe yaramaz. Çünkü birikimle karşılanabilecek hasarlar genelde küçük çaplı olur. Ama büyük bir kaza, pert durumu veya hırsızlık gibi senaryolarda birikim yetersiz kalabilir.
Kasko aslında küçük bir maliyetle büyük bir riski devretmek anlamına gelir. Yani her yıl ödediğin prim, büyük bir finansal yükün önüne geçmek için ödediğin bir güvence bedelidir.
Sık Sorulan Sorular
Kasko zorunlu mu?
Hayır, kasko isteğe bağlı bir sigortadır. Yaptırmamak ceza doğurmaz.
Kasko trafikte karşı tarafın zararını karşılar mı?
Hayır. Karşı tarafın zararını trafik sigortası karşılar. Kasko sadece senin aracını kapsar.
Kasko her hasarı karşılar mı?
Poliçenin kapsamına bağlıdır. Standart kasko çoğu temel riski kapsar ancak bazı durumlar için ek teminat gerekebilir.
Kasko mini onarım hizmeti nedir?
Bazı poliçeler küçük çizikler, cam çatlakları, döşeme yanıkları gibi küçük hasarları ücretsiz karşılar. Bu teminat poliçeye göre değişir.
Hasarsızlık indirimi gerçekten avantaj sağlar mı?
Evet. Kaza yapmadıkça her yıl hasarsızlık indirimi artar ve kasko fiyatın düşer.









